KERBELA ŞEHİDİ HÜSEYİN’İN ANNESİNDEN HASAN’I DA İSTİYORLAR.

HALİS TUNÇ

https://www.youtube.com/watch?v=xKDMP_sxR-A&t=82s
MAKALEYİ YOUTUBE KANALIMIZDAN SESLİ OLARAK DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Aziz Türk halkı şehit diyerek dualarla uğurladığı, ailesini şehit anası-babası-eşi-kardeşi diyerek onurlandırdığı, bu onurla kaybettikleri kınalı kuzularının ardından göz yaşlarını içlerine akıtarak gururla “vatan sağolsun!” diyenlere devlet terörist belgesi vererek yedi cihan aleme katli vaciptir diye ilanda bulunuyor. Şehidine, şehidinin eşine, kardeşine, anasına ve babasına görülen bu zulme aziz bildikleri halkın sessiz kalması esasen onların yarasına tuz ekiyor.

Emine anne TBMM’nin çıkardığı emredici kanun hükmü gereği Başkomutan CB, Başbakan, MSB, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanının emanetine 15 aylığına bıraktığı ilkokul mezunu, ayakkabı tamircisi evladı Hasan’ı, en güvendiklerince Vaka-i Şer günü tuzağa düşürülerek terörist yaftasıyla ömür boyu hapis yemiş şekilde parmaklıklar arasında teslim aldı. Bu hüküm iki çocuğunu Amerika’da okutup askere göndermeyen başka bir Emine anne için bir şey ifade etmeyecektir. Ancak, Hasan’ın ömrüne kasteden “müebbet kararı”, vatanı için oğlunun eline kına yakıp gönderen Emine Anne için dünyanın sonudur. Hasan güvendiklerince komplo kurularak zehirlenmiştir.

EMİNE KAYA OĞLUNU ASKERE YOLCU EDİYOR

Yine TBMM’nin aynı emredici hükmü gereği Başkomutan CB, Başbakan, MSB, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanı bu defa aynı Emine anneden Hüseyin’ini istemektedir. Emine anne güvenebilir miydi bu münafıkça talebe. Yoksa en güvendikleri bu defa Hüseyin’ini Kerbala’da mı katledeceklerdi? Emine anne yine halkı için 21 Temmuz 2019 tarihinde Hüseyin’ini Hasan’ına saplı hançerin kalbinde açtığı yarayı hissede hissede yine gönderecekti askere. 

Suriye Afrin Harekâtı sırasında şehit düşen evladı Astsubay Abdullah’ın tabutunu gururla taşıyan terörist ilan edilmiş baba Ahmet’in gururunu hatırlar mısınız?

Peki yine Afrin’de şehit düşen Üsteğmen Mustafa’nın annesinin hapiste terörist diye hapis yatan oğlu Muhammet’i hatırlar mısınız?

Peki halkın kullandığı ankesörden aranmış diye terörist ilan edilerek tutuklamak için evlerine baskın yapılan, kapıyı açan eşi tarafından “Cebeci Şehitliği’ne gidin, orada bulup sorgulayabilirsiniz” diye cevap verildiğinden, bu terörist denen askerlerin vatanı ve milleti için Vaka-i Şer’den çok önce şehadete kavuşmuş olduğundan haberdar mısınız? 

Peki daha dün, Diyarbakır’da 2016 yılında ŞEHİT düşen Jandarma Üsteğmen Murat Ataş’ın Milletimize emaneti olan eşi Sezen ATAŞ ve bebeği terör örgütü üyeliği iddiasıyla gözaltına alındığını biliyor musunuz?

Peki bunlardan yüzlerce örnek olduğunu söylesem sizin için bir şey ifade eder mi?

Bizzat benimle irtibat kuran genç bir subayın hikayesini anlatayım. 15 Temmuz 2016 sonrasında gözaltına alınır, müteakiben yurtdışı yasağıyla serbest bırakılarak görevine döner. Suriye’ye harekât başlatılır. Bu subayımız da harekata katılacak şekilde tayin ettirilir. Subayımız bir sorunu dile getirir “Ama benim YURTDIŞI YASAĞIM VAR, Suriye’ye gidemem” der. Hemen Hasan ve Hüseyin katillerince potansiyel bu terörist için çözüm bulunup “YURTDIŞI YASAĞI KALDIRILARAK” Suriye’ye operasyona gönderilir. Fakat onun daha nefes alacak ömrü varmış ki, astsubay Abdullah, Üsteğmen Muhammed aksine ülkesine geri dönebilmiştir. Döner dönmez de yurtdışı yasağı tekrar aktive edilerek nihai son, KHK İLE İHRACI TATMIŞTIR. Uzun süren sosyal izolasyon, korkudan kimsenin iş vermemesi, sağlık güvencesi olmaması gibi insan hakları ihlalleri nedeniyle yurtdışına çıkmıştır. Bu defa Yurtdışı yasağı olduğu için yolculuk kaderini sulara teslim etmiştir.

Vaka-i Şer sonrası gemilerde görev yapan denizci bir subay ise; ülkemizin sulardaki haklarını korumak için çıktıkları her seyir sonrasında gemiyi limanda bir polis ekibi karşıladığını, herkesin kendisinden emin olarak bu defa kimin başı yanacak diye etrafına baktıkları bir ortamda işin aslının suçla alakalı olmadığını geç olsa da polisin kendisine kelepçe vurmasıyla anladığını iletecekti.

Benzer hikayeleri Irak ve Güneydoğuya veya çevre denizlerde uçuş yapan havacı subaylardan, güvenlik operasyonları için dağlara çıkan karacı ve jandarma personelinden, çevre denizlerde kolluk kuvveti görevi yapan Sahil Güvenlik personelinden de dinleyebilirsiniz.

Başkomutan CB, MSB Hulusi Akar, Ergenekon ve Balyoz hükümlüsü etkin şahıslar, Kocaeli Cumhuriyet Savcısı ve darbeyi ABD yaptı deyip, ABD’de darbenin nasıl olduğunu yine ABD’lilere anlatan seminerler komedyasının baş konukları Nedim Şener, Ahmet Zeki Üçok ve İsmail Hakkı Pekin başarılı, çalışkan ve zeki olmaları temel alınarak şu ana kadar ordudan ihraç edilen 40 bin rütbeli personel/öğrenciye ilave olarak bir o kadar daha askerin TSK’dan terörist ilan edilerek ihraç edileceğini açıkça söylüyorlar. Her gün gerçekleştirilen operasyonlarda en kritik görevdekiler ve operasyon bölgelerindekiler dahil yüzlerce muvazzaf askerin terörist ilan edilerek tutuklanması bunu zaten doğrulamaktadır. Yani TSK’da devletin kim olduklarını bildiği halde 30 bin teröristin kritik görevlerde ve operasyon alanlarında çalışmalarına izin verildiğini bileniniz var mı?

Peki aziz halkım; şu an terörist diye ihraç edilen polis, devlet memurları, terörist yuvası diye okullarından edilen askeri lise ve harp okulları öğrencilerinin askerlik yaptığından ve yapacaklarından haberiniz var mı?

Peki şu an MSB, Genelkurmay sayfasında şehit olarak ilan edilenlerin işte şu an terörist ilan edilmemiş 30 bin rütbeli askerden biri olduğunu biliyor musunuz?

Size en komiğini söyleyeyim, örneğin terörist denerek görevleri ellerinden alınan polis, KHK kapsamında yapmak zorunda olduğu askerliği sırasında ölürse; halk azılı silahlı terörist bildiği bu kişiyi şehit olarak nasıl kabullenecek?

Ezcümle; ihraç edilmesi/tutuklanması planlanan şu an Doğu-Suriye-Denizlerde aktif görevde bulunduğu anlaşılan 30 bin sayısı ciddi bir rakamdır. Bunlar şu an kahramanca ülkeleri için ŞEHİTLİĞE koşacak görevler yapıyorlar. Ama hepsi TERÖRİST ilan edilerek ihraç edilmeyi bekliyor.

Ne kadar güzel zararsız teröristlerimiz varmış bizim değil mi. Ölürlerse şehitliklerinden, yaşarlarsa yaftalayacakları teröristlikleri üzerinden çıkar devşirdikleri gerçek halk kahramanları olarak anılacak yiğit oğlu yiğitler….

Hepiniz ahmak yerine konulup, yüzbinlerce masum insanın canına, namusuna, malına tecavüz edilmesine müsaade ediyorsunuz.

Halkımca bu da böyle biline!

BU ÜLKE İÇİN İKİ EVLAT YETİŞTİRMİŞ GÖZÜ YAŞLI ANNEYE DESTEK VERMEK İÇİN TWİTTER HESABINI TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. TÜM ACILAR GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE YAŞANIYOR.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *