Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunan Dönemin Komutanları :Veysel KÖSELE, İskeder YILDIRIM, Yalçın PAYAL…

Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunan Dönemin Komutanları :Veysel KÖSELE, İskeder YILDIRIM, Yalçın PAYAL…

MEHMET ÇAVDAR

PDF OLARAK AÇ

Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunanlar:

Dönemin komutanları (V.KÖSELE, İ.YILDIRIM, Y.PAYAL, L.K.UÇA) başta olmak üzere bazı makam ve mevki sahipleri savcıya/mahkemeye gerçek dışı bilgileri içeren belgeler göndermiş, tanık olarak gerçeğe aykırı BEYANDA bulunmuşlardır.

Bu konuda bariz örneklerden birisi Veysel KÖSELE’nin gemilerin limana dönmesi emrini vermesi ile ilgilidir. Yalçın PAYAL emri hatırlamadığını belirtirken, İskender YILDIRIM emri doğruluyor ancak Veysel KÖSELE’nin verdiğini belirttiği söz konusu emri yerine getirmemiş.

Sekil????

Sekil????

Y.PAYAL V.KÖSELE’nin böyle bir emir vermediğini belirtirken İ.YILDIRIM emri kabul ediyor ancak yerine getirmiyor.

Birisi “Yalancı Tanıklık” yapmış, diğeri “Görevi İhmal” etmiş. Durumu aydınlatmak isteyen sanık ve avukatları ise susturularak konunun üzeri örtülmeye çalışılmış.

Sekil????

Yürütmenin (İdarenin) Yargıya Müdahale ve Yönlendirilmesi:

– Davaya konu eylemler cihetiyle zarar görmesi söz konusu olmayan TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve MSB’nin davaya katılmaları ve mahkemenin bu yönde karar vermesi, yürütmenin yargıya müdahalesinin en belirgin örneğidir.

– Tüm duruşmaların Donanma K.lığı ve Kocaeli TEM Şube Md.lüğü yetkilileri tarafından izlenmesi ve not tutulması,

– Soruşturma evresinde görev alan ve dava süresince bilgi/belge göndermeye devam eden Kocaeli TEM Şb.Md Selçuk ÖZDEMİR’in duruşmaları takip etmesi,

– Deniz Kuvvetlerinin, ben serbest kaldıktan hemen sonra iftira içerikli bir yazıyı göndermesi ve bunun üzerine Mahkeme’nin hakkımda yakalama kararı çıkartması yürütmenin yargıya müdahalesinin en çarpıcı örneklerindendir.

– Tanık asker kişilerin kendi ev/iş adreslerine değil de Donanma Komutanlığı’na yazı gönderilerek mahkemeye çağırılması,

– Milletvekili ve siyasi parti temsilcilerinin davaya katılmaları da yürütmenin yargıya müdahalesine imkân tanımıştır.

Kanunlar Önünde Eşitlik İlkesini İhlali:

15 Temmuz ‘da aynı faaliyeti icra eden asker şahıslardan bazıları yargılanırken, bazıları mükâfatlandırılarak terfi ettirilmiş (Levent Kerim UÇA ve A.TEKİN), bircok kişi soruşturmaya dahi dahil edilmemiştir. 31 gemiden 26’sı ve bu gemilere emir verenler #15Temmuz ’daki tüm yaptıklarına rağmen soruşturmaya dahil edilmemiş ve bu suretle bu gemi, kişi ve bunlara emir verenlerin darbe girişimindeki (kumpasındaki) rolleri/ihmalleri araştırılmamıştır.

Sekil????

Bilgi-Belgelere Ulaşım Dolayısıyla Savunma Hakkı Engellenmesi:

Mahkeme heyeti yüzbinlerce sayfalık dava belgelerinin dijital ortamda sanıklara gönderilmesi talebini defalarca reddetmiş, sanıklar ellerinde birçok dava belgesi olmadan savunmalarını yapmak zorunda kalmıştır.  Mahkeme Heyeti sanıkların esasa ilişkin savunmaları sonrası ancak Haziran ayında dava belgelerinin verilmesine karar vermiştir (Mahkemede olan ancak dijital ortama aktarılmayan belgelere yine ulaşılamamış) Davaya esas teşkil eden birçok belge yapılan taleplere rağmen sanıklara ve avukatlarına verilmemiştir. (Örneğin Deniz Kuvvetleri’nin gönderdiği 07.05.2017 tarihli evrak eki olan her bir personele ilişkin kapalı zarflar)

Tanık Dinlenilmesine İlişkin Hususlar Usul ve Hak İhlalleri:

Sanıklar aleyhine tanıklık yapanlara getirdikleri notlardan yararlanmalarına müsaade edilirken, sanık lehine ifade veren tanıkların (Örneğin H.KOTEL 16.04.18) notlarından istifade etmesi engellenmiştir. CMK-59 hilafına tanıklara sanık kimlikleri açıklanmamıştır. Mahkeme Başkanı ise birçok defa bu durumun farkında olduğunu ancak gerek görmediğini belirten açıklamalar yapmıştır. (Örneğin Bkz. 06.06.18 ve 07.06.18 duruşma zaptı) Hakim, kanunun gereklerini kasten uygulamıyor.

Sekil????

Adil Yargılanma Hakkını İhlal Eden Hususlar:

Yusuf SEVİMLİ’nin onlarca sanık için soruşturma ve kovuşturma hâkimi olarak görev yapması, bu nedenle önceden önyargıya sahip olması, kanunlarımızı ve AİHS Md-6 Adil Yargılama Hakkı’nı ihlal etmiştir.

Sekil????

Soruşturma Savcısı tarafından;

– CMK 160’a rağmen #15Temmuz gecesi seyre kalkan 31 gemiden 26’sı hakkında hiçbir işlem başlatılmamış,

– CMK 170(4)’e rağmen sanıklar aleyhine delil sunulmamış, suç-delil açıklaması

yapılmamıştır.

– CMK 160(2) ve 170 (5)’e rağmen sanıklar lehine deliller toplanıp sunulmadığı/gizlendiği gibi, lehe mevcut olan deliller tahrif edilerek alenen suç işlenmiştir.

Sekil????

Örneğin; Bir tanık ifadesinde cep telefonu toplanması ile ilgili anonsu Önder ÖNGÖR’ün yaptığı yazılı iken; aynı tanığın iddianamede yer alan ifadesinde anonsu benim yaptığım yazılıdır. SAVCI ALENEN BELGEDE TAHRİFAT YAPARAK SUÇ İŞLEMİŞTİR.

Sekil????

Taleplerin Karşılanma Durumu:

Savunma yapabilmek maksadıyla sanıklar ve müdafileri tarafından mahkemeye sunulan sayısız dilekçeler/taleplerin çoğunluğu gerekçe bile gösterilmeden reddedilmiş, Adil ve Usulüne Uygun Yargılanma Hakkını temelinde ihlal etmişlerdir.

Sekil????

Medyanın Yargıya Etkisi ve Yönlendirilmesi:

Medyada davayı etkileyici gerçekdışı haberler yer almaktadır.

Davayı takip edip haber yapan Muhabir, davayı müştekiler için ayrılan bölümden takip etmektedir. 15 Mayıs 2018 tarihinde Mahkeme Başkanı ile doğrudan görüşmüştür.

Sekil????

Muhabir sadece sanıklar aleyhine yorumlanabilecek hususları veya gerçekleri çarpıtarak YALAN İÇERİKLİ haber yapmakta ve kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir. Bu durum yargılamanın tarafsızlığına gölge düşürmektedir.

Yine kendimden bir örnek…

12.01.2018’de savunmamda “Ö.ÖNGÖR 15 Temmuz ‘dan ancak 3 gün sonra ŞÜPHELİ sıfatıyla gözaltına alınmış iken, darbe gecesi şüpheli faaliyetlerine tanık olmadığım 3.sicil amirimi darbeci olarak değerlendirip emrine uymamam nasıl beklenebilir? şeklinde bir beyanım olmuştu. Duruşmaları takip eden muhabir ise beyanımı “Onun darbeci olduğunu ben nereden bilebilirdim?” şeklinde çarpıtmış, sanki ben Önder ÖNGÖR’e darbeci demişim gibi haber yapmıştır.

Sekil????

Müdahil Avukat Halit ÇOKAN

Basına tamamen taraflı, önyargılı, gerçeğe aykırı verdiği beyanlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmiş, mahkemede tutumları da (Söz verilmeden konuşma, yorum-değerlendirme sorusu sorma) dikkate alındığında mahkemeyi ve basını olumsuz yönlendirmiştir

Sekil????

DONANMA DAVASI’nda yapılan SAYISIZ HAK İHLALİ ve USULSÜZLÜKLERDEN sadece birkaçını burada aktardım. Sanıkların bir an önce cezalandırılmasının amaçlandığı aleni olan bu dava ULUSAL ve ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI olarak yürütülmektedir.

Donanma Davası’nda maddi gerçeklerin ortaya çıkması maksadıyla;

– Davanın ihsas-ı reyde bulunmamış üyelerin olduğu Mahkeme Heyetince baştan görülmesi,

– Bilirkişi Raporunun kanunlara uygun bir heyet tarafından yine kanunlara uygun olarak yeniden hazırlanması,

– Davanın müştekileri tarafından gönderilen yanlış, taraflı ve mahkemeyi yönlendirici yorum ve değerlendirilmeleri içeren dava belgelerinin tarafsız kişilerce yeniden hazırlanması,

-Davanın hukuk nezdinde sakat olmasına yol açanlar (Adli makamlar, Kolluk Kuvvetleri ve Donanma Komutanlığı personelinden kusuru olanlar başta olmak üzere) hakkında soruşturma açılması gerekmektedir.

???:BÖLÜM

DONANMA DAVASI SONUCLARI

Donanma Davası soruşturma ve kovuşturma aşamasında yaşanan hak ihlalleri ve usulsüzlüklerin yanı sıra verilen hükümlerle de Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.

Sekil????

Mahkeme Başkanı Yusuf SEVIMLI karar öncesi yaptığı konuşmasında; 15Temmuz gecesi bir başka darbe davası sanığının yaptığı iddia edilen bir telsiz konuşmasından “Gemilerin denizde varlığının darbe amaçlı” olduğunun ortaya çıktığını belirtmiştir.

Sekil????

 Bu beyan hakkında sorulması gereken sorular:

İddia edilen telsiz konuşması gerçek mi?

Telsiz konuşmasını gerçek olduğunu varsayılsa bile yapılan yargılamada hüküm gerekçesi olarak kullanılabilir mi?

Örneğin bir cinayetin failinin Yusuf SEVİMLİ’nin cinayete azmettirdiğini ifade etmesi, Yusuf SEVİMLİ’nin bu cürümü işlediğine delil olur mu ve bu ifadeye istinaden hakkında hüküm verilebilir mi?

İftiralar/Yalanlar üzerine kurulu bir davanın hüküm gerekçesinin iftiralar/yalanlar üzerine kurulu olacağını tahmin etmek zor değildi. Ancak bu kadar da mesnetsiz olacağını beklemiyorduk. Şahsıma verilen 15 yıllık cezayı ise bir şeref madalyası olarak addediyorum. Ancak yaptığım savunma sonrası tahliyeme karar veren Mahkeme, ne değişti de Anayasal Düzeni Yıkmaya Yardım Etme suçlamasıyla ceza verdi, anlayamıyorum.

???.BÖLÜM

Gerekçeli Karara İlişkin

Yaklaşık 1200 sayfalık gerekçeli kararda, sebep sonuç ilişkisi olmayan, sadece bilgi kirliliği oluşturan olaylardan bahsedilerek sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.  Bir hukuk garabeti olarak tarihe gecen bu davanın gerekçeli kararında hukuk katledilmiştir. Gerekceli kararda Sahsımla ilgili kısımları inceleyeceğim.

Gerekçeli Karar Syf 171’de Sahsımın “TRT haber kanalı tüm personel tarafından izlenecek, TSK tarafından yayınlanan sıkıyönetim kararları doğrultusunda verilen emirlere harfiyyen uyulacaktır.” anonsunu yaptığı yazılmıştır.

Şekil ??.  Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi,

Dosya-Karar No: 2017/260 Esas- 2018/321, 25 Ekim 2018, Sayfa 171

Mahkeme huzurunda ifade veren tanıkların tamamı (Kaan KÖKSAL, Abdullah SUSOY, Sedat BARIN, İlker DEMİR, Cenk ERDEMİR, Önder ÖNGÖR) ve hazırlık aşamasında ifadeleri alınan yaklaşık 20 tanık (Cenk ERDEMİR, Abdullah SUSOY, Esat Furkan EMİROĞLU, Oğuzhan NERGİS, Gökhan YALÇIN, Cüneyt ALTUN, Hüseyin YAĞCI, Ersin TATAR, Muhammed Sami ORAL, İsmail METİN, Tacettin ÖZYİĞİT, Abdullah ASLAN, Batıkan KARAKUŞ, Tuncay GÜNAY, Mustafa ERBAŞ, Emre BOZKURT, Serkan TOKAY ve Soner AĞILLI), anonsun gerekçeli kararda ve iddianamede belirtildiği şekilde olmadığı, Sıkıyönetime ilişkin bir ibare yer almadığı ve lehte bir ifade içermediği, sadece bir bilgilendirme anonsu olduğunu belirtmişlerdir.

Mahkeme’nin Tanık Kaan KÖKSAL’ın mahkeme huzurunda verdiği yeminli ifade yerine hazırlık aşamasındaki yanlış beyanının yer aldığı 3 Eylül 2016 tarihli ifadenin esas alındığını belirtmesi ulusal ve uluslararası evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir tutumdur.  Ayrıca, Tanık Kaan KÖKSAL yanlış beyanlarının yer aldığı 3 Eylül 2016 tarihli ifadesini, yine hazırlık aşamasında 10 Ekim 2016 tarihinde verdiği dilekçeyle gerçekler doğrultusunda düzeltmiştir. Mahkeme huzurunda verilen ifadeler geçerli olmayacaksa yargılama yapmanın izahı var mıdır?

Sekil ????. Tanık Kaan Köksal’ın 10 Ekim 2016 tarihli Ek Beyanı

Gerekçeli karar Sayfa 921’de ise, şahsımın tutuklanmasına ve yargılanmasına mesnet olarak gösterilen anonsun, iddianamede belirtildiği şekilde olmadığı, Sıkıyönetime ilişkin bir ibare yer almadığı ve lehte bir ifade içermediği kabul edilmiştir. Gerekçeli karar kendisiyle çelişmektedir.

Sekil ????.Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi,

Dosya-Karar No: 2017/260 Esas- 2018/321, 25 Ekim 2018, Sayfa 921

Gerekçeli karar Sayfa 921’de; Sahsımın 15 Temmuz gecesi görevli olarak bulunduğu köprüüstündeki (geminin kumanda ve anons merkezi) kalkışmaya dair birçok konuşmaya tanıklık yaptığı, poyraz limanındaki karışıklık, Donanma Üssündeki darbeye yönelik faaliyetler ve üs içerisindeki darbeciler tarafından Harp filosu komutanının usulsüz gözaltına alındığından da haberdar olduğu, bu halde eylemleri sanki meşrulaştırmak ister biçimde anons yaptığı belirtilmiştir.

Şahsimin gece boyunca görevli olduğu geminin kumanda merkezi köprüüstünde konuşulduğu belirtilen birçok olaydan (derdest olayı ve birçok diğer gelişmelerden) haberdar olmamıştır. Bu olaylardan haberdar olduğuna dair delil de yoktur. Eğer olay mahallinde keşif yapılsa idi, özelikle seyirde iken geminin köprüüstünde yapılan konuşmaların herkes tarafından duyulmasının mümkün olmadığı açıkça anlaşılabilirdi. 

Gerekçeli Kararın aynı kısmında tanık Abdullah SUSOY’un “Biz gemileri neden kaldırdık” şeklindeki sorusuna, Sahsımın komodorun kendilerine söylediği şekilde terör saldırısı olacağı istihbaratı nedeniyle gemilerin emniyeti için seyre kaldırıldığı biçiminde cevap verdiği belirtilmiştir.

Ancak Abdullah SUSOY Mahkeme Huzurunda verdiği ifade de, Sahsımın “Komodorun emri ile terör saldırısına binaen gemileri emniyete almak üzere seyre kalktık, bizim bunlarla herhangi bir işimiz yok” dediğini belirtmiştir.

Gerekçeli Karara eksik olarak yansıtılan bu ifade, Sahsımın darbe karşıtı olduğunu ispatlayan bir ifade olup lehe değerlendirilmeliydi.

Sekil ????. Tanık Abdullah Susoy Beyanları, 30 Mayıs 2018, Duruşma Tutanağı Sayfa 81

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *