Sincan Cezaevinde bulunan ve ağır hastalıklarla mücadele eden Kurmay Albay Mustafa Barış AVIALAN’ın tedavisine izin verilmiyor

Sincan Cezaevinin kötü koşulları altında ağır hastalıklara yakalanan  Kurmay Albay Mustafa Barış AVIALAN’ın tedavisine izin verilmiyor. 

Şuan kalbi %15 oranında çalışıyor ve bu haliyle tek kişilik hücrede ölüme terkedilmiş durumda.

Ağır hastalıklarla mücadele eden  Kurmay Albay Mustafa Barış AVIALAN cezaevinde bulunuyorken 2018 yılı başlarında kalp rahatsızlığı yaşamaya başladı.

Öncesinde “Kalpte rahatsız ritim bozukluğu” (Innocent Sufl.) bulunan Avıalan’ın rahatsızlığı hapishanenin kötü koşulları içerisinde zamanla büyüdü. Cezaevi yönetimi AVIALAN’ın tedavi talebine cevap vermedi ve 9-10 ay boyunca oyaladı. Nihayet 2018 yılının sonunda 2 kablolu kalp pili takıldı. Ailesinin, ücretini kendilerinin ödemek istemesine rağmen 3 kablolu pil takılması talebi kabul edilmedi. Bu şekilde yaşamına devam eden Mustafa Barış AVIALAN’ın sağlık durumu 2019 yılı sonlarından itibaren kötüleşmeye başladı. 

Kalp vazifesini iyi yapamadığı için iç organları büyük hasar gördü. Halihazırda akciğerleri su toplamış ve KOAH hastalığı ortaya çıkmış durumda. Böbrek ve Pankreasta KİST oluşumu ve Karaciğerde C seviyesi siroz nedeniyle işlev kaybı mevcut. Aşırı kilo kaybı ve mevcut sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda olması gereken Kurmay Albay Mustafa Barış AVIALAN hala Sincan Cezaevinde TECRİT altında tutuluyor. 

“Infaz erteleme ve tedavi” için yapılan başvurulardan sonuncusu 7 Ağustos 2020 Cuma günü reddedildi. 

Mustafa Barış AVIALAN’ın acilen yoğun bakıma kaldırılması ve kalp sağlığı için 3 kablolu kalp pilinin takılması gerekiyor.  Aksi halde her an hayatını kaybedebilir. 

Aşağıdaki satırlar Kurmay Albay Mustafa Barış AVIALAN’ın ailesine gönderdiği faksta yer alıyor; 

“Hasta ve ölüme çok yaklaşmış bir insan olarak her türlü Yardıma ihtiyacım var…. Durumum çok kötü. Çok acı çekiyorum.  Fedakarlık yapabilecek herkesten bir şeyler yapmasını bekliyorum…

Bu saatten sonra kaybedecek hiçbir şeyim kalmamıştır. Kolumu kıpırdatamıyorum. Aldığım oksijen yetmiyor, çok az yiyebiliyorum, karnım şiş, nabzım sürekli düşük, başım sürekli dönüyor, uyuyamıyorum. Jandarmalar tarafından  her türlü onur kırıcı muameleye ve hakarete maruz kalıyorum. Hayatımı zorlaştırmak için herşeyi yapıyorlar. Doktorlar ilgilenmiyorlar. Allah yardımcımız olsun. .belki de elveda…”

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: