ERGENEKON Derin Devleti ve ERDOĞAN’ın Vekalet Savaşı: Cihat YAYCI Çekilen Doğru Tuğla mı?

MEHMET YILMAZ

ERGENEKON Derin Devleti (ErgDD), genelde kendinden olmayanlarla, özelde de ERDOĞAN, Hükümet, AKP yönetici ve seçmenleriyle topyekûn bir savaşa hazırlanıyor. ErgDD kimdir, nasıl anlaşılır? Ali TÜRKŞEN, 18 May 20 tarihli Youtube’da yayınlanan programında, “BUNLAR gidecek! O kesin! Ülkeyi yakıp yıkıyorlar. Geriye BİZE büyük bir enkaz bırakıyorlar. Bu enkazı BİZ temizleyeceğiz” diyor. Türkşen BİZ derken Ergenekon Derin Devletini aklından geçiriyor mu bilmiyorum, ancak bu “BİZ”,  ERGENEKON Derin Devletini işaret ediyor.  

Süleyman SOYLU ve Cihat YAYCI örneklerinde olduğu gibi, ERGENEKON Derin Devleti, ERDOĞAN kritik hamleler yaptığında, hamlesini engellemek, sınırlandırmak veya durdurmak (Sarı Öküzü vermemek) için hedefi, yeri ve zamanı belli sınırlı ÇATIŞMALARA giriyor. ERGENEKON Derin Devleti SOYLU olayında farklı, Cihat YAYCI olayında farklı dinamikleri ve aktörleri özenle seçerek kullanıyor. ERDOĞAN’a ölene kadar bağlı kalacağına yemin etmiş ve yine ERDOĞAN tarafından, şerefini beş paralık edecek bir yöntemle tasfiye edilen bir Tümamiralin istifası neticesinde yapılan tartışmaların, Avni Özel, Metin METİNER, A.Zeki ÜÇOK, Nedim ŞENER, vb.lerinin avukatlığında sürmesi, olayın savcılığını da PERİNÇEK gibi yine ERGENEKONCULARIN yapması, hem ERGENEKON Örgütünün canlı, dinamik ve aktif olduğunu, hem de vukuu muhakkak olan çatışmanın başlamak üzere olduğunu teyit ediyor. 

Yarım asırlık sürede Paralel Devlet Yapılanması olarak başlayıp, sonra devleti işlevsiz hale getirerek yerine kendini ikame eden DERİN DEVLETİN, ERGENEKON Örgütü olarak tanınan illegal yapılanmaya göre, çok daha büyük çaplı, son derece donanımlı, profesyonel ve legal görünümlü illegal bir yapılanma olduğu anlaşılmaktadır. YAYCI üzerinden yürütülen vekalet savaşı ile ERGENEKON Derin Devletinin kendini İNKAR ETTİRME dönemi sona ermiş, ERDOĞAN ile ÇATIŞMA döneminin başladığı söylenebilir. 

YAYCI, pragmatik ve menfaat üzerine inşa ettiği stratejiden yoksun ilişkileri ile kendini bu çatışmanın değersiz bir HEDEFİ yapmıştır. YAYCI, başlangıçta ERDOĞAN’ın talepleri doğrultusunda pervasızca ve donkişotça yaptığı ve ERGENEKON Derin Devletinin (ErgDD) hedefleriyle de örtüşen icraatları ile kendini bu illegal yapıya eklemlemiş, ErgDD-ERDOĞAN arasındaki çatışmanın patlak vermesiyle de, kendini sağlama almak için ErgDD ile kurduğu ilişki nedeniyle, bertaraf edilmiştir. Her iki taraf da bundan sonra YAYCI’yı taşeron olarak kullanmak için O’na farklı roller verebilirler, ancak bu YAYCI’nın çatışmada bir araç olarak kullanıldığı gerçeğini değiştirmez.   

YAYCI’nın cini kadar sevmediği ve “tövbe edene kadar” hasmane davrandığı ve YAYCI’yı cini kadar sevmeyip O’nu fişleyenlerin, YAYCI’ya atfediyor gözüktükleri önem, YAYCI’nın şahsından ziyade ErgDD-ERDOĞAN çatışmasına yönelik stratejik bir hamledir. Yıllardır yürütülen ortak bir çalışma ve aklın ürünü olan Akdeniz’deki Kıta Sahanlığı çalışması ve ahmaklıkla bile bağdaştırılamayacak ölçüde akıl ve yasa dışı olan “fetömetre excel tablosu” ise; ALGI oluşturmak için YAYCI’nın PR’ını yapmak maksadıyla kullanılmaktadır ve YAYCI’nın şahsı ile birlikte, ErgDD tarafından, TSK’yı Hükümetin emrine tabi kılmak için yeniden dizayn etmeyi öncelik haline getiren ERDOĞAN’a karşı kullanılan bir silaha dönüştürülmüştür. 

ERGENEKON Derin Devleti, bir yandan YAYCI’nın tasfiyesine sevinirken, diğer yandan da bu tasfiye üzerinden ERDOĞAN’a gözdağı ve ayar vermek maksadıyla, özünde ERDOĞAN’a, sahada ise MSB Hulusi AKAR’a karşı açıktan, Gnkur.Bşk. Org. Yaşar GÜLER’e karşı zıımnen sınırlı bir savaş yürütmektedir. YAYCI, AKAR’a karşı açıktan ve sert bir tavır alarak, ErgDD-ERDOĞAN savaşında, ErgDD tarafında kendini konumlandırmış, ancak kendini güyâ emniyete almak için de, ERDOĞAN’ın kendisini kullanmasına yeşil ışık yakmıştır. YAYCI’nın gerek kendisinin tutum ve açıklamaları gerekse de YAYCI üzerinden ERDOĞAN ile savaşan ErgDD unsurlarından bir kısmının, YAYCI’ya yönelik sözde destek açıklamaları, YAYCI’yı kesinlikle güvenilemez bir kişi konuma sürüklemiştir. Kendi gücünü hesaba katmadan, farklı dinamikleri hesapsız ve fütursuzca kullanarak (kullandığını zannederek), hukuksuz ve yasa dışı faaliyetler yürüterek makam ve paye elde etme macerası hazin bir sonla noktalanmıştır. 

Yazının esas konusu olan Ergenekon Derin Devleti ile ERDOĞAN arasındaki savaşa tekrar dönersek: Şu ana kadar ERDOĞAN’ın doğru hamleler yaptığı söylenebilir. Bu açıdan YAYCI’nın “onursuzca” tasfiyesi, yaşanan savaşın gereği ve çatışmanın doğasına uygun olarak yapılmış, ERDOĞAN adına etkili bir hamledir. Bu hamle ile beklenen çatışma tetiklenmiştir. ERDOĞAN’ın ErgDD’ne karşı hamleleri zamana yayarak yapması beklenirken, ErgDD’nin topyekûn harekete geçerek, istenmeyen yer ve beklenmedik bir zamanda, ERDOĞAN’a karşı tek bir hamle yapma şansı vardır ve bunu ERDOĞAN’ın en zayıf anında yapmak için sabırla beklemekte ve bunun için senelerdir hazırlanmaktadır. Bu çatışmada en kritik olan husus zamanlamadır. Alacağı önlemlerde fazla temkinli davranılması ve yavaş hareket edilmesi ERDOĞAN, Hükümet ve AKP’lilerin büyük bir kısmı ile TC Devletinin, Ergenekon Derin Devleti lehine sonunu getirebilir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: