Darbe Çığırtkanlığı mı Yapılıyor?

MEHMET YILMAZ

Bu soruyu hayır diye cevaplamak mümkün olmaz!

Mesele, T.C. Devletinde muktedir olma meselesidir. Ve bu mücadele yakın tarihimiz boyunca hiç durmamıştır. Derin Devletin halk ve devlet üzerindeki hakimiyet azalıp da milli irade güçlenince, sürekli olarak, askeri ve sivil darbelerle demokrasi ve milli irade zayıflatılmıştır. Bilinenin aksine darbeler ve hazırlıkları değişik boyut ve şekillerde hiç durmadan bir biri ardına devam etmekte; siyasi, askeri ve sivil darbe planları sürekli güncellenmekte ve uygulanmaktadır.

Hükümeti eleştirmek ile darbe çığırtkanlığı yapmak arasında kıl kadar bir ince çizgi vardır. Aradaki farkı yaratan faktörler mevcuttur. Darbe yapma motivasyonu yüksek, bu güce sahip ve ülke çapında teşkilatlanmış Ergenekon Derin Devleti gibi bir gücün varlığı ile darbeye zemin hazırlayan hukuki, ekonomik ve güvenlik zafiyetleri gibi durumların mevcudiyeti bu faktörlerin başında gelir. Ergenekon Derin Devleti, bugün için, bugüne kadar hiç olmadığı kadar canlı ve aktif durumdadır. Ergenekon Derin Devleti, istediği zaman orduyu ve yargıyı tamamen, emniyet ve jandarma teşkilatını büyük ölçüde kontrol edebilecek güce halihazırda sahiptir ve ayrıca perde arkasından istediği şekilde bu gücü yönlendirmekte ve kullanmaktadır.

Hükümeti eleştiri ile darbe çığırtkanlığı arasındaki farkın ikincisi ise bu çığırtkanlığı yapanların kimliği ve Ergenekon Derin Devleti ile ilişkisidir. Mesela CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel gibi birinin yaptığı konuşmanın halkta, siyasilerde, bürokratlarda, asker ve polis üzerinde oluşturduğu algı, bu farkı anlamada belirleyicidir.

Eğer bu konuşma, somut olaylara dayanmadan, devlet görevlileri arasında korku, kaygı, gelecek endişesi ve devlet memurlarının meşru siyasi iktidarın emirlerini yerine getirmesinde tereddüt oluşturmak maksadına hizmet ediyorsa, bu konuşmayı eleştiri düzeyinde kabul etmek saflık olacaktır. Bunu olası bir Ergenekon Derin Devlet müdahalesine karşı, asker ve sivil devlet memurlarının karşı koymamasını sağlamak maksadına yönelik bir girişim olarak kabul etmek ve buna göre tedbirler almak daha isabetli ve ihtiyatlı bir yaklaşım olacaktır.

Bu önlemlerin başında da güvenlik bürokrasisinin amiri konumundaki siyasetçi ve üst düzey memurların yeniden gözden geçirilmesi ve acilen değiştirilmesi gelmektedir. Mevcut iktidara kastedenlerin, siyaseti kullanmakla birlikte, sadece siyasi bir mücadele ile istedikleri şekil ve oranda devlete hakim olmaları mümkün değildir. Bu nedenle siyasi kaygıları bir tarafa bırakarak bu önlemlerin alınması, demokratik olmayan müdahalelerin önlenmesi açısından zaruridir.

Hükümeti eleştirmek ile darbe çığırtkanlığı arasındaki farkı oluşturan faktörlerden bir diğeri de zamanlama ve aynı düzlemde faaliyet gösteren kişi ve kurumların varlığıdır. Açık kaynak bilgileri, yukarıda belirtilen faktörler ışığında incelendiğinde, açık ya da gizli olarak Özgür Özel ile aynı düzlemde propaganda, ve psikolojik harp yapan çok büyük sayıda, organize olmuş, eğitim düzeyi yüksek ve bilinçli bir grubun varlığı hemen fark edilecektir. Sosyal medyada yazılanların yanında, Erol Mütercimler gibi kimseler, makul görülebilecek birtakım gerekçeler arkasına sığınarak, bu propagandaları yapmaya devam etmektedirler. Bu kişilerin işaret ettiği zaman dilimi ise 2020 yılıdır.

Sonuç olarak, mevcut konjonktür ve yukarıda bahsedilen faktörler dikkate alındığında, yapılan konuşmaların açıkça darbe çığırtkanlığı olduğunu söylemek için hem çok fazla sayıda neden hem de tarihte hiç olmadığı kadar müsait bir darbe ortamı mevcuttur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: