Hayal Dünyası…

YAVUZ AKIN KOLDA

Bu yazıyı dünyan(m)ın dışından, hayal edebileceğin en uzak noktadan yazıyorum. Sıyrılıp, geride bırakıp, unutup, unutturup, bir başına ama kalabalıklarla iç içe, beraber sürüklenecek, hayallerin ötesine adım atacaklara seslenmek, onlarla yepyeni bir dünya düşü kurmak istiyorum.

Dünü ve bugünü yaşamaktan, sorulara cevaplar arayıp, sorunlara gündelik çözümler üretmekten sıkıldık. Sıkılan sadece biz miyiz? Hayır, dünyamız da sıkıldı artık. Üzerinde yük olduk, bıktı bizlerden. Bizleri daha fazla taşımaktan, mazeretlerimizi dinleyip anlayış göstermekten yorulmuş olacak ki:  gözlerinin altındaki morluklar, ayaklarındaki dayanılmaz sızı ve derin nefes alışıyla yarınlar için güzel şeyler duymak istercesine bakıyor insanlık denilen kaba çehreye. Suskunluğu hayır değil, bir şeyler yapmak, hayal dünyasına adım atmak gerekiyor.

Hayal dünyası  tanımı tek başına bir kopukluğu, gerçeklikten uzaklığı ya da imkansızlığı çağrıştırıyor zihinlerde. Bazen bir hafife alma, bazen de alay ve istihza… 

Halbuki düşünmeye başladığın yaşta başlarsın düş kurmaya. Zihni bir kurgu ile değil istemsiz gerçekleşir çoğu zaman. Yakını veya uzağı zamandan – mekandan bağımsız  bir tasavvurdur, bir yer değişikliği, rol değişikliğidir hayaller. Aslında en büyük gerçekliktir olması istenen ya da olması gerekendir. Zihnin var olanı evirip çevirmesi, aklın kalıpların dışında düşünebilmesidir. Bu yüzden çocuklarda daha özgür ve kanatlı, ilerleyen yaşlarda temkin derinliklerinde ağırlaşmış ve hantaldır. Kabuğunu kıran, zihin perdelerini yırtan ve olabildiğince özgür kanat çırpabilenler müstesna.

Hayaller aslında umuttur hayata bağlayan, çözüm arayıştır çıkmaz gibi görünen sokaklardan. Hayaller varlığın bir başka boyutudur ve orada yapabilmenin sınırları yoktur. Sadece zihnin dehlizlerinde ışık ötesi bir serüven yani yeni bir yolculuktur. 

Hayat da başı ve sonu belirli bir yolculuktur aslında. İnsan kırklı yaşlara gelince bir nefes almak için duruyor koşarak geldiği bu durakta. Sonra anlıyor ki yaşadığı hayat yüzde doksan itibariyle dün ve bugünden ibaret. Yarın meçhul zannı ile hep ötelenmiş ve biraz da örselenmiş. Çok az insan hayallerin yakasına yapışıp yarını kovalarken, pek çoğumuz itibariyle kaygılarla dolu yaftalar asmışız yarınlar üzerine, korkularla anar olmuşuz, yarınların ümit olduğunu unutmuşuz.

Aslında hayal dünyamızda ne varsa odur yarınlar. Umut tarlasının hasatıdır her insan için. Beklentilerimiz ve hayallerimiz arasında bir gerçekliğe sahiptir. Bu yüzden dünü ve bugünü ne kadar yaşıyorsan bir o kadar yaşatmalısın yarını, hayallerini, umutlarını. Bir o kadar yaşamalısın yarını.

Şimdi yaşadığımız bu yorgun dünyanın haline bakınca insanların nasıl, ne için ya da kimler için yaşadıkları belirsiz. Çoğunluk itibariyle sosyal yığınlar halinde bir koşturmaca ve o hengame içinde kaybolan ya da değersizleştirilen binlerce hayat. Kaygı ve korku atmosferinde bugün sadece dünün tekrarından ibaret ve kaybettirilen en büyük sermaye, zaman.  Gelin biz sizinle bu sermayemizi en iyi nasıl değerlendirebiliriz ona bakalım. Bugünden ve dünden elimizde olan ne varsa onu kullanalım, yarınlara bakalım. Hayaller kuralım, neyi, nasıl değiştirebiliriz, yollarını arayalım. Hayatımıza yarını katalım ne dersiniz?

Yarın sadece bizim yarınımız olmasın, insanlığın geleceğini hep beraber hayal edelim. Sahip olduğumuz tecrübemiz ve birikimlerimizle hayallerimizde bir yarın kurgulayalım. “Elinde fırsat olsa neyi değiştirirdin?“ sorusuyla çıkılan yolda, elimizde bu fırsat var neden hayal etmeyelim yoluna koyulalım.  Korkusuz ve her türlü önyargıdan uzak hayaller kuralım ve onları paylaşalım. 

Bugün dünyamızda yaşadığımız ne varsa gelecek için yepyeni bir fırsat olacak ve dünya yarın eskisi gibi olmayacak. Yarın yeni bir dünya kurulacak ve bu dünya geleceği hayal edenlerin dünyası olacak. Şimdi yola düşme zamanı, şimdi düşünme zamanı, şimdi düşlerini paylaşma zamanı…

Bir sonraki yazı Sosyal Yığınlardan Yeni Dünyaya bizi neler bekliyor…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: