Semih Terzi ve Özel Kuvvet Timine Kurulan Tuzak (1) Özel Kuvvetler Komutanlığındaki Toplantının Mahiyeti Neydi? Darbeci Olduğu İddia Edilen Personel Neden Daha Önce Engellenmedi?

DİLAVER DERVİŞ

15 Temmuz kapsamında yaşanan olayların istihbarat birimlerince tasarlanan sahte bayrak (false flag) operasyonu olduğu yönünde çok güçlü kanıtlar mevcuttur. Tüm dünyada güvenlik birimlerinin kabul ettiği temel ölçütlerden biri, şiddet içerikli toplumsal olaylarda öncelikle sivil halkın güvenliğini sağlamak ve can kaybını minimize edecek yöntemler uygulamaktır. Oysa 15 Temmuz olaylarında kalkışmaya katıldığı iddia edilen 3000 civarında asker karşısında bu girişimi bastırmak için yaklaşık 250 bin polis ve 360 bin asker görev yapmaktaydı. Buna rağmen sivil halk sokağa çağrıldı -nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde- bu insanların adeta katledilmesi istendi. Bununla birlikte sahte bayrak operasyonlarının en önemli özelliği halkın kutsal değerlerini tahrik yoluyla, bir kahraman ve bir hain algısı beslenerek inanılması istenen hikâyeye toplumda bir karşılık bulunmasıdır. İşte bu noktada Semih Terzi ve ekibinin hain, Zekai Aksakallı ve ekibinin kahraman ilan edildiği ÖKK olayları, somut delillerin aksine bir algı operasyonuyla bu ihtiyacı karşılamıştır. Soru-cevap yöntemiyle konuyu açalım.

Hulusi Akar, Hakan Fidan ve Zekai Aksakallının 14 Temmuz günü ÖKK karargâhında yaptıkları baş başa görüşmelerin mahiyeti nedir?

22 Şubat 2017 tarihinde Ankara 14 üncü Ağır Ceza mahkemesinde ifade veren Piyade Üstçavuş Mehmet Bilge iki önemli noktaya dikkat çekmektedir. İlki normalde 15 Temmuz da yapılması planlanan kurs kapanış töreni hava muhalefeti ve paraşüt atlayışları dolayısıyla 14 Temmuz’a alınmıştır. Ancak 15 Temmuz günü meteorolojiden de teyit edileceği gibi havanın gayet güzel olduğu bilinmektedir. Toplantının ev sahibi Genelkurmay İkinci Başkanıdır. Ancak Hulusi Akar sıra dışı bir biçimde toplantıya katılmış ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la yaklaşık 4 saat baş başa toplantı yapmıştır. Protokol esaslarına göre önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın çıkış yapması gerekirken Hulusi Akar törenden daha önce ayrılmıştır.

Hulusi Akar’ın ayrılmasını müteakip ise Zekai Aksakallı ve Hakan Fidan yaklaşık 40 dakika beraber yürümüş ve Zekai Aksakallının Hakan Fidanı yolcu etmesiyle program sona ermiştir. Şimdi sormak isteriz ki 15 Temmuzdan bir gün önce bu kritik isimlerin saatlerce görüşüyor olması hayatın olağan akışına uygun mudur?

Darbeci olduğu iddia edilen Semih Terzi ve TİM in Diyarbakır’da engellenmesi mümkün değil miydi?

Fatih Şahin aşağıda yer alan ifadesinde, alarm emri aldığımız saat 21.30 dan hareket saatimiz olan saat 24.00 e kadar Zekai Aksakallı veya sıralı amirlerimiz tarafından bunun bir kalkışma olduğuna dair neden aranmadık diye soruyor. Gayet makul, şöyle ki: Semih Terzi ve tim Ankara’ya ulaştıktan sonra Zekai Aksakallı istediği kişiye cep telefonundan ulaşmıştır. Zekai Aksakallı Genelkurmay karargâhında saat 19.45 te kalkışmadan haberdar olmuşsa, Semih Terziye ilişkin şüpheleri varsa neden tabur veya tim komutanlarını Diyarbakır’dayken uyarmamış ve kan dökülmesine sebep olmuştur. 

Devam eden bölümdeki ifadesinde Mehmet Ali Çelik Semih Terzi ve ÖKK TİM ini almak üzere uçuş yasağı olmasına rağmen Diyarbakır’a gönderilen uçak için Zekai Aksakallının emrinin alındığı belirtilmektedir.

Ayrıca Fatih Şahin devam eden bölümdeki ifadesinde Zekai Aksakallı’nın emri olmaksızın Özel Hava Alayından kuş bile uçmayacağını yinelemiştir. Bununla birlikte tanık konumundaki uçuş mürettebatının ifadelerine dayanarak, saat 19.15 te uçuş yasağı dolayısıyla Diyarbakır uçuşunun Ümit Tatan tarafından iptal edildiği, ancak yine Ümit Tatan tarafından saat 21.40 itibarıyla kalkış emri verildiği belirtilmektedir. Ümit Tatan hakkında hiçbir soruşturma açılmadığı gibi sanık olarak ta yargılanmamıştır. Bu iki vaka bile göstermektedir ki Zekai Aksakallı ve ekibi tarafından Semih Terzi ve timin Ankara’ya gelmesi için özel bir çaba harcanmıştır. Çok önemli olduğunu düşündüğümüz başka bir nokta ise sanıkların lehinde veya aleyhindeki tüm tanıkların ittifakıyla ÖKK timi Diyarbakır Havaalanına polis eşliğinde gitmiş ve hatta polis kapalı olan yol nedeniyle onları ters şeritten götürerek ulaştırmıştır. En azından Diyarbakır polisi bu kalkışma şüphesi ile ilgili olarak bilgilendirilse polisin bunu engelleme ihtimali olabilirdi. 

Adil Yargının Ölümü : Semih Terzi ve Özel Kuvvetler Timi Dosyası

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: