Zekai AKSAKALLI Kimdir? Tanıklıktan Nasıl Kaçırıldı? Sanıklarla Yüzleşseydi Hangi Sorular Sorulurdu?

DİLAVER DERVİŞ

Zekai Aksakallı Korgeneral rütbesiyle Özel Kuvvetler Komutanı olarak görev yapmaktaydı. 15 Temmuz günü saat 19.00 a kadar Genelkurmay Başkanlığında terörle mücadele toplantısına katılmış ve saat 16.00 dan itibaren de bir şeylerin ters gittiğini anladığını ifade etmiştir. Saat 20.00-21.30 arasında davetli olduğu düğüne katılmış ve kendi ifadesiyle bu saatten sonra kaçırılma girişimine muhatap bulunmuş ve olaylara dâhil olmuştur. Gerek 14 Temmuz tarihinde MİT Müsteşarının da katıldığı sıra dışı programa ev sahipliği yapması, gerekse kanunsuz bir şekilde insanların infazı için emirler vermesi gibi birçok hareketiyle soru işaretleri bırakan Aksakallı kuşkusuz bu dosyanın en önemli aktörlerinden biridir.

ÖKK davasının en önemli tanıklarından Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, açık yapılan duruşmaya katılmamış, sanıklar veya vekilleri tarafından sorgulanamamış ve adeta mahkemeden kaçırılmıştır. Kapalı celsede dahi yazılı savunmasının sınırları dışına çıkmamış, bir iki sembolik soruya kısa cevaplar vererek ifadesini tamamlamıştır. Duruşmaya katılamama gerekçesi olarak ise aşağıda görüleceği gibi il dışında olacağı şeklinde makul ve geçerli olmaktan uzak bir mazeret ileri sürmüştür. 

Zekai Aksakallı ’ya Sorulamayan Sorular

1 Zekai Aksakallı, Semih Terzi başta olmak üzere Ümit Bak, Mehmet Ali Çelik ve Fatih Şahin’in hain ve darbeci olduğunu tespit etmiş ve öldürülmesi emrini vermiştir. Bir insanın hayatına mal olacak darbeci ve hain tespiti ne şekilde yapılmıştır. Kaldı ki bu insanlar darbeci olsa bile cezaları yargılama sonucu belirlenir ve alacakları ceza kanunla belirlenmiştir. Meşru müdafa şartları olmadan, öldür emri vermenin hangi hukuki temeli vardır ve bu silah kullanma yetkilerine uygun mudur?

2- Fatih Şahin,  Zekai Aksakallı’nın kendisini arayarak “Mihrali Atmaca’nın timinin nizamiyeden girenlere ateş ediyor, ona ulaşman gerekir. “ dediğini “Ulaşmaya çalışırım” deyince “bak benimle görüşebildiğine göre ona da ulaşabilirsin” dediğini, “Baş üstüne komutanım” şeklinde cevap verdiğini söylemektedir. Zekai Aksakallı, Fatih Şahin için “Hain, tutuklayın, hatta öldürün” dediyse, “öldürün” dediği birisini neden ertesi sabah aramıştır?

3- Zekai Aksakallı’nın 15 Temmuz gecesi herkesi ararken, yıllardır “FETÖ’cü” diye tanımladığı ve o gün bizzat kendisinin izniyle Ankara’ya geleceğini bildiği Semih Terzi için neden Silopi’de, olmadı Diyarbakır’da, olmadı Etimesgut’ta engellenmesi için hiçbir talimat vermemiştir?

4- Zekai Aksakallı 15 Temmuz gecesi 30 a yakın telefon görüşmesi yapmıştır ve bu görüşmelerin sadece 5 tanesi hiyerarşik ast veya üstleriyle yapılan görüşmedir. Bu görüşmeler organik bağı dahi olmayan hükümet üyeleri, MİT çalışanları ve emniyet çalışanları yapılmıştır. Ayrıca darbenin ilk saatlerinden itibaren Ankara merkezli ama farklı şehirleri de içine alacak şekilde darbe karşıtı faaliyetleri koordineye ne yetkisi ne de sorumluluğu vardır. Bu kadar bağlantısız aramayı, yetki ve sorumluluk alanı dışında bir koordineyi neden yapmıştır?

5- Fatih Şahin, İskenderun’da terör operasyonundayken 14 Temmuz’da Zekai Aksakallı’nın yazılı emri ile Diyarbakır’da görevlendirildiğini “4 ay sürmesi gereken görevi 1 ay sürdü, yarıda kesildi ve 14 Temmuzda Diyarbakır’a geldik.”  şeklinde ifade etmektedir. Darbeden 1 gün önceki bu beklenmeyen değişiklikle ilgili Zekai Aksakallı’nın gerekçesi nedir?

6- Zekai Aksakallı 22.50 sularında eve geldiğini ifade etmektedir. Sonrasında Özel Kuvvetler Harekât Merkezini aradığını ve Mehmet Ali Çelik ile bir kez daha görüştüğünü dile getirmiştir. “O bana Genelkurmay’dan mesaj geldiğini, Özel Kuvvetler Komutanı görevimden alındığımı, yerime Semih Terzi’nin atandığını anlattı.” demiştir. Bu sırada henüz Semih Terzi Diyarbakır’dan havalanmamışken, istenilse uçak kaldırılmayabilirdi. Fakat bu telefondan 1 saat 9 dakika sonra Terzi’yi taşıyan uçağın havalanması nasıl mümkün olmuştur? Ya da 23.35 sularında Tuğgeneral Halil Soysal’ı arayıp, Semih Terzi’nin sorumluluğundaki Silopi ÖKK Harekât Üssü’nün kontrolünü al demek yerine, neden Semih Terzi ve timi engelleyecek bir girişimde bulunmamıştır?

7- Özel Hava Alay Komutan Yardımcısı Ahmet Balaban, Semih Terzi’yi Diyarbakır’dan geldiğinde en kıdemli personel olduğu için kendisinin karşıladığını anlatırken, “O sırada elimde Semih Terzi hakkında olumsuz hiçbir bilgi yoktu. Tam tersine, Semih Terzi hakkında olumlu bir inanç ve güven duygusu vardı” şeklinde ifade vermiştir. Oysa Zekai Aksakallı Semih Terzi’nin yerine görevlendirildiğini çoktan öğrenmiş ve şüphe oluşmuştu. Buna rağmen o saate kadar Semih Terzi ile ilgili hiç bir uyarı olmaması veya önlem alınmaması, bağlanılan TV yayınlarında bunun gündeme getirilmemesi normal mi? 

8- Mihrali Atmaca ifadesinde, sabah 10.00 sularında kışlaya gelen Komutan Aksakallı’nın kendisine “Aslanım, eline sağlık” diyerek teşekkür ettiğini öne sürmektedir. O sırada orada bulunan Astsubay Kıdemli Çavuş Harun Topbaş da ifadesinde, “Zekai Paşa geldi, Ömer Halisdemir Başçavuşu alnından öptü, Mihrali Üsteğmeni de darbeyi engellediği için tebrik etti” demiştir. Aksakallı ise ifadesinde, kimseye özel olarak teşekkür etmediğini savunmuştur. Bu ifadelerde neden farklılık vardır ve Ömer Halisdemir’e son kurşunu sıktığı iddia edilen Mihrali Atmaca’ya teşekkür neden edilmiştir?

9- 15 Temmuz gecesi ÖKK na giden timden Sanık Halit Çelik, “Sabah Zekai Paşa geldi, iki hafta karargâhta mesaiye devam ettik. Bu süreçte karargâh binasında uzun namlulu silahlarla sadece biz dolaşabiliyorduk. ‘Zekai Paşa’nın en çok güvendiği tim olduğunuz için bu şekilde karargâhın içine girebiliyorsunuz.’ diyorlardı.” demiştir. Ayrıca timden Gökay Engin, “Bizden başka hiç kimse karargâh binasının etrafında tam teçhizatlı gezmedi. Bize, ‘Arkadaşlar siz, Zekai Paşanın en çok güvendiği kişilersiniz. O yüzden nöbetleri size tutturuyoruz’ dediler.” şeklinde konuşmuştur. Mihrali Atmaca da darbe sonrası 15 gün boyunca Özel Kuvvetler Karargâhında cuntacı olduğu iddia edilen askerlere yönelik gözaltıları gerçekleştiren ekipte yer aldığını belirtmektedir. Zekai Aksakallı ise ifadesinde buna gerekçe olarak kamera kayıtlarının incelenmesi ve tahkikatın sürmesini göstermektedir. Tahkikat sürse bile, bugün darbeden müebbet verilen bu kişilerin 15 gün boyunca karargâhta imtiyazlı bir biçimde dolaşması normal mi?

10- 14 Temmuz 2016 Perşembe gününe alınan ÖKK kurs kapanış töreninden sonra Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan ne konuştular? Kendisi bu görüşmenin içeriği hakkında bilgilendirildi mi ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile 1 saate yakın ne konuştular?

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: