Burak Dinler: Köprüde Linç Edildi, Camide Selası Okutulmadı, Cenaze Namazı Kıldırılmadı…

BURAK DİNLER’İN ABLASI FADİME YELTEPE’NİN KALEMİNDEN

KULELİ ASKERİ LİSESİ’NİN BAHÇESİ

Kardeşim Er Burak Dinler daha yeni girmişti 20’sine. Her Türk genci gibi O da ASKER olmak istemişti. Özellikle de KOMANDO olmak istedi. Adını Komando yazdırdı ve Isparta’ya Komando olarak gitti. Daha sonra Komando degil normal ER oldu ve buradan da istanbul Kuleli Askeri Lisesi’ne gönderildi. Orada Matba bölümünde görevliydi.

15 Temmuz’da kardeşim komutanların emri üzerine köprüye çıkartılmış. Burada sabaha kadar bekletilmiş. Hiçbir sekilde ne halka ne de havaya ateş etmemiştir. Elimizdeki belgelerle doğrulanmıştır. Sabah silah bırakıp teslim oduğu sırada kardesim alçakça linç edilmiş ve buradan da özel bir hastaneye götürülerek 3 gün yoğun bakımda kalmış. Birkaç beyin amaliyatı geçirmiş ve hiç bir sonuç alınmamış.

Yoğun bakım ünitesinde bağlı kalmıştı ve biz 3 günün sonunda babamı başhekimin araması ile öğrendik BURAK’ın kendi hastenelerinde olduğunu. Başhekim durumun çok ağır olduğunu söylemiş. Burak’ın ağır yaralandığını ve durumun çok kötü olduğunu söylemiş. Babam bu haberle şok olmuş, yıkılmış. Bizleri aradı, onlar Sivas’tan biz Ankara’dan yola çıktık. Sabah kardeşimin yanına girdiğimizde kardeşim hic hareketsiz yatıyordu. Buz gibi olmuştu, hepimizi teker teker yanina aldılar ve en son annem girdi. Yine bizi yanina çağırdı, ablam ve ben girdik, annem kardeşimle konuşmaya başladı, doktorlar sizi asla duyamaz demişti ama BURAK annemin sesini duydu.

Kipriklerindan yaşlar süzüldü ama hayata tutunamadı. Kaybettik kardeşimi. Ailem yıkılmıştı, gözümüzün nuru kayıp gitmişti ellerimizden. Biz öpmeye kıyamıyorduk, bizim elimize parçalayıp verdiler. Kardeşimi memleketimize yani Sivas Yıldızeli’ne bağlı Kalın köyüne götürmek için cenaze aracı istedik. Vermediler. Ambulans istedik vermediler. Çaresiz kaldık koca İstanbul’da. Daha sonra ailem uçakla götürmeye karar verdi. Öyle de oldu ve daha kardeşim köyümüze gelmeden hocalara talimat vermişler; “camileri kitleyin, ne selası okunacak ne de cenaze namazı kılınacak” diye. Öyle de oldu biz kardeşimi kendi imkanlarımızla ve köy halkıninda yardımıyla son yolculuğuna uğurladık.

3 yıl oldu kara toprak bağrına basalı. Ben kısaca yazmak istedim ama yaşadıklarımız asla kısa değil. 3 yıl oldu, 3 kez takipsizlik verildi, benim kardesim mi yaptı darbeyi, ne suçu vardı, silahından birtane bile ateş edilmemiş. Sabah teslim olmuş. Herşey ortada, kimi öldürmüş, kime kurşun sıkmış? Delil yok ama “Anayasal düzeni ortadan kaldırma” ile suçlanıyor. Allah’tan gelene raziyiz ama kulundan gelene asla razi degiliz. Türkiye’de Adalet Adil değil.

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: