Bir Propaganda Aygıtı: Nedim Şener.

AHMET YILDIZ

“Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından, Samsun Valiliği ile Samsun Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Milletin Zaferi’nin üçüncü yıldönümü münasebetiyle “19 Mayıs’tan 15 Temmuz’a Bağımsızlık Mücadelemiz” konulu anma etkinliği düzenlendi. Gazeteci yazar Nedim Şener ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski askeri savcısı emekli hakim Albay Ahmet Zeki Üçok’un katılımıyla panel gerçekleştirildi.”

Organizatörler, Rektör, Vali ve Belediye Başkanı. Belediye Başkanını aday olarak seçen ve Rektör ile Valiyi o makamlara atayan kişi elbetteki yeni rejimin yegane lideri RECEP TAYYİP ERDOĞAN.

Panel katılımcıları ise Vatan Partisi adıyla anılan partinin başkanı, çapı küçük ama etkisi son derece büyük DOĞU PERİNÇEK’in prensleri Nedim Şener ve Ahmet Zeki Üçok. Bu şahısların iki konuda sürekli parlatıldığı yıllardır herkesin malumudur. ERGENEKON ve 15 TEMMUZ OLAYLARI.

Organizatörlere ve katılımcıların kimliklerine bakınca devletin en üst seviyesindeki ERDOĞAN-PERİNCEK ortak iktidarının bir yansıması olduğu net bir şekilde görülüyor.

Televizyon, konferans, panel ve hatta özellikle ABD’de olmak üzere tesis edilen her türlü platformda, bu ekibin dolaştırılarak ERGENEKON ve 15 TEMMUZ konularda ahkam kesmesi, yıllardır yürütülen toplum mühendisliğinin sahadaki yansımasından ibaret.

Kamuoyunu şekillendirmek için bütün gücüyle ıkınan bu şebeke iç siyasetteki gücünün büyüsüne öyle kapılmış durumdaki her konuda pervasızca aklına geleni konuşabiliyor.

Ünlü güvenlik uzmanı NEDİM ŞENER’in paneldeki şu sözleri bunlardan sadece birisi. Nedim Şener, Rusya’dan alınan S400 füzelerine ilişkin, “Neden karşı çıkıyorsun kardeşim. Bunun maliyetine Türk devleti katlanıyor. Coğrafya onun. Alan razı satan razı. Niye itiraz ediyorsun. Çünkü Amerika itiraz ediyor. O itiraz ettiği için sahibi nereye işaret ederse oraya havlıyor” diyor.

Bu cümlelerin neresinden başlayıp yanlış olduğunu anlatmaya çalışsanız çabanın değmeyeceğini görürsünüz. Ve bunun da gereksiz olduğu zaten malum. Schopenhauer’in dediği gibi ”Çoğunluk aptal kafaların sığ ve yavan gevezeliklerini daha ikna edici bulur.”

Nedim Şener denilen organizmanın gazeteci olmadığını, aksine tetikçi bir ERGENEKON militanı olduğunu twitter adresinde 10 adet paylaşımını okuyan ortalama zekaya sahip herkes anlayabilir.

Asıl sorun Nedim Şener’in bu ahmakça sözlerinden ziyade dinleyenlerin üniversite öğrencisi olması. Bu sözde gazeteci Türkiye’nin uluslararası güvenliğini ABD karşıtlığı üzerinden, son derece sığ, sokak ağzıyla ve acınası ifadelerle bir üniversitede Türkiye’nin geleceği gençlerimize anlatıyor.

Türkiye’nin ne hava ne kara ne de deniz güvenliği hiçbir zaman Nedim Şener ve temsil ettiği zihniyetin asla umrunda olmadı. Doğu Perinçeğin Rusya ve İran güzellemeleri ile Abdullah Öcalan’a gül vermesi bundandır. Onların tek isteği Türkiye’yi İran ve Rusya’nın bölgedeki Peyk’i haline getirmek.

Halihazırda Türkiye Cumhuriyeti Devletini babasından kalma bir mal olarak olarak gören ve yaptığı hırsızlıkların ortaya saçılması maskaralığından mütevellid yularını Ergenekon Terör Örgütüne vermiş olan “Erdoğan Rejimi”, bu şebekenin en büyük destekçisi durumunda. Öyleki Dışişleri tamamen bu şebekenin elinde. Örneğin Doğu Perinçek uçak krizinden sonra Türkiye-Rusya anlaşmazlığını çözmesi için Erdoğan’ın kendisinden yardım istediğini ifade edebiliyor.

7 gün 24 saat iktidarın oluşturduğu havuz medyası ve her türlü devlet desteği ile toplumun her kesimini zehirleyen bu zihniyet yüzünden toplum yıllardır objektik bilgiye ve düşünceye ulaşamıyor. Sürekli propaganda etkisiyle zihni bulanmış Türk toplumu, özellikle son üç yıldır yaşanan zulümlere sadece seyirci kalıyor. Halihazırda Türk toplumunun büyük kısmının sırf yahudi olduğu için gaz odalarına doldurularak öldürülen çocuklara seyirci kalan Alman vatandaşlarıdan pek bir farkı kalmadı. Asker ocağına adımını attığının beşinci gününde darbeye karıştığı için 15 kez müebbet verilen Er Ahmet Özdemir olayına kamuoyu duyarsızlığı bundandır.

Bütün güçlerine rağmen malum şebekenin her zaman aklında bulundurması gereken kaide şudur ki, hiçbir toplum uzun süre uyutulamaz. Propagandalarla toplum mühendisliğinin etkisi halkın yaşayacağı ilk travmaya kadardır. Travmadan sonra toplum çok hızlı bir şekilde ERGENEKON ve AKAPE benzeri şebekelerden intikamını alır. Nazilerin başına gelenler bu konuda tarihi bir rehberdir.

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: